18 Ekim 2015 Pazar

Can YÜCEL Mülemma ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Mülemma ŞİİR SÖZLERİ

Cemal Süreya'ya
Kaçıncı seferberliği bu şiirin
Fizan yemen Kokayin

Bu ters çizilmiş yürek
Bu götyüzü
Kediye verdim yemiyor
Kedimin adı gece

Âşık bir tosbağa sazınnan
Kahvesi kapandığı için
Uçuyor yakin bir uzaya
Habire

Maydanozu muyum ben papahanın
Neden hiçdurma dâvet ediyor beni
Türkçesinden tutuşmuş ormana

Pır ediyor sinir uçlarım
Gümlese ya
Ve nerde o
Nerde o nedircik
O hiç üzülmeyen nüzül

Utanmadan gülüyorum hâlâ
Dayamış başını sevgi duvarına
Amamonyak helânın

Yaşamaktan başka çarem yok ki

Topa tutmak için dostum Kristofu
Bütün balyemezlerimi verirdim oysa
Terbiyeli bir köfteye

Canfeda

Buluşuruz yarın sabah
Saat beşte bre timsah
Bre yeşil
Bre güneş

Can YÜCEL

Can YÜCEL Muhabbet ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Muhabbet ŞİİR SÖZLERİ

Bir fasulye çimleniyordu
Çiseledikçe yağmur.
Koştum vardım ki yanına
Anlasın ne nimet olduğunu
Sen git yerine! dedi Ayşa Kadın
Böyle kibar erkeyin ayağ’na
Ben kendi ayağ’mnan gelirim

Bu muhabbeti görünce uzaktan
Kıpkırmızı oldu biberiye

Bayram nedir ki dedim kendi kendime
Bayram bir ömürdür ben gibi bir deliye

Can YÜCEL

Can YÜCEL Metamosmoris ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Metamosmoris ŞİİR SÖZLERİ

İlkin ELİFBA'ydı
Sonra ALFABE oldu
Derken ABeCe
Şimdi de A.B.D.

Can YÜCEL

Can YÜCEL Menapoz ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Menapoz ŞİİR SÖZLERİ

Yardımı kesildi ya Amerikan Dostluğunun
Gençler, kendinize mukayyet olun!
Kime saldıracağı belli olmaz haaa
Adetten kesilmiş kibar o...punun.

Can YÜCEL

Can YÜCEL Mare Nostrum ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Mare Nostrum ŞİİR SÖZLERİ

En uzun koşuysa elbet Türkiyede de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

Can YÜCEL

Can YÜCEL Küçük Kızım Su'ya ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Küçük Kızım Su'ya ŞİİR SÖZLERİ

Bir derin uykudaydım ölümün içinden
Açtım ki gözlerimi
Bir suyun gölgesi gibi
Kendisi adeta bir suyun
Ayakucunda sen oturuyorsun

Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum!

Can YÜCEL

6 Ekim 2015 Salı

Can YÜCEL Kimesne Öldü ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Kimesne Öldü ŞİİR SÖZLERİ

Onat'a merhamet değil, çok
                                    acındım
Sanki içimden, bileğim değil,
Bir dal kırıldı.
Nerdeyse dünyaya değil,
İnsanlara değil,
Kendime sevgim azaldı.
Azmak için değil, öldürmek için
                                          değil,
Kimseyi değil,
Zâten kimsesiz kaldım.
Parasız kaldım
At yarışında kaybetmişçesine.
İshak.

Can YÜCEL

Can YÜCEL Kibar Hırsızın Türküsü ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Kibar Hırsızın Türküsü ŞİİR SÖZLERİ

Anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
Kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
Taksinize mülkünüze dairenize...
Heceleyerek üzerinde ayak ve el uçlarımın
Belledim seyyarenizi ve kelimelerinizi...
Gözlerinize baktım, mukaddes ciltlerinize, büfelerinize
Vesairenize...
Şiir fenerimle de baktım, son çığlık!
Aşk yokmuş sizde beş paralık!
Gidiyorum ben boşçakallar
Sıçmışım ortalık yerinize
Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık

Can YÜCEL

Can YÜCEL Kayıp Çocuk ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Kayıp Çocuk ŞİİR SÖZLERİ

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?

Can YÜCEL

Can YÜCEL Kaçamak ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Kaçamak ŞİİR SÖZLERİ

Yalnız kaldıkça, yani Güler benden kaçtıkça
Tekmil elektrikleri yanık bırakıyorum yirmi dört saat
İki radyo var ikisini de açıyorum
Yarım alacağıma bir bütün ekmek alıyorum
Bugün büyük olsun yoğurt diyorum bakkala

Gören düğün var sanır

Can YÜCEL

Can YÜCEL İtiraf ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL İtiraf ŞİİR SÖZLERİ

Nahide Hanım söyledi yine
Neden babama yazmışım da
                 anama şiir döktürmemişim
Kaç kere yazdım
           cebimden uçup gittiler
Ben onyedi yaşında beni yıkayan
Anneme şiir yazacak kadar şair değilim

Can YÜCEL

Can YÜCEL İşte Bu İş ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL İşte Bu İş ŞİİR SÖZLERİ

Shakespeare
Beatiful is terrible
Terrible is beatiful demiş

Bu söz Türkçe şöyle söylenir mi acep?
Güzelden güzeldir gazel
- O düşen sonbahar yaprağı-
Ve müthiş

Benim şiirden anladığım işte bu iş

Can YÜCEL

Can YÜCEL İşçi Marşı ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL İşçi Marşı ŞİİR SÖZLERİ

Hava döndü işçiden işçiden esiyor yel
Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı
Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı
Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

Tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark
Ve durdu muydu birgün bu kör, avara kasnak
Bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak
Sen de o dünyadansın sınıfın bil safa gel
Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

Köylükler uykusunda döndü dönüyor sola
Güne bakıyor bebek büyüyen yumruğuyla
Başaklar gövderdi bak başkoydular bu yola
Şaltere uzanıyor allaha açılmış el
Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

Can YÜCEL

Can YÜCEL İrtihal ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL İrtihal ŞİİR SÖZLERİ

Sen ölüyorun kardeşim öldüğünü bil
Bile bile ve teamüden
Ecel öldürmez insanı
Kendisi öldürür
Vakti zamanı gelince...
Ben onun için yastutuyorum ya hep
Vakti gelmeden öldürülenlere

Can YÜCEL

Can YÜCEL İmana Geldim ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL İmana Geldim ŞİİR SÖZLERİ

Bir kız buldu beni akşam üstünde
Bâkire değil ama kızmış
Allahına kadar
O ne memeler o
O ne uyluklar o
Ooo
Hele o engebesiz aşağlara
İnen o göbeği o
O müselles o müselles o
Hiç ağda görmemiş ayda
Allahıma güzel

İşte o zaman imana geldim

Can YÜCEL

5 Ekim 2015 Pazartesi

Pablo Neruda Ode To Ironing Şiir Sözleri

Pablo Neruda Ode To Ironing Şiir Sözleri

Poetry is white:
it comes from water swathed in drops,
it wrinkles and gathers,
this planet's skin has to spread out,
the sea's whiteness has to be ironed out,
and the hands keep moving,
the sacred surfaces get smoothed,
and things are done this way:
the hands make the world every day,
fire conjoins with steel,
linen, canvas, and cotton arrive
from the scuffles in the laundries,
and from light a dove is born:
chastity returns out of the foam.

Pablo Neruda

Pablo Neruda Come With Me, I Said, And No One Knew (VII) Şiir Sözleri

Pablo Neruda Come With Me, I Said, And No One Knew (VII) Şiir Sözleri

Come with me, I said, and no one knew
where, or how my pain throbbed,
no carnations or barcaroles for me,
only a wound that love had opened.

I said it again: Come with me, as if I were dying,
and no one saw the moon that bled in my mouth
or the blood that rose into the silence.
O Love, now we can forget the star that has such thorns!

That is why when I heard your voice repeat
Come with me, it was as if you had let loose
the grief, the love, the fury of a cork-trapped wine

the geysers flooding from deep in its vault:
in my mouth I felt the taste of fire again,
of blood and carnations, of rock and scald.

Pablo Neruda

Pablo Neruda Unity Şiir Sözleri

Pablo Neruda Unity Şiir Sözleri

There is something dense, united, settled in the depths,
repeating its number, its identical sign.
How it is noted that stones have touched time,
in their refined matter there is an odor of age,
of water brought by the sea, from salt and sleep.

I'm encircled by a single thing, a single movement:
a mineral weight, a honeyed light
cling to the sound of the word "noche":
the tint of wheat, of ivory, of tears,
things of leather, of wood, of wool,
archaic, faded, uniform,
collect around me like walls.

I work quietly, wheeling over myself,
a crow over death, a crow in mourning.
I mediate, isolated in the spread of seasons,
centric, encircled by a silent geometry:
a partial temperature drifts down from the sky,
a distant empire of confused unities
reunites encircling me.

Pablo Neruda

Can YÜCEL Güler Yüzümle ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Güler Yüzümle ŞİİR SÖZLERİ

Viran bir rum evi adada oturduğumuz ev
Serinliğine serin
Ferah olmasına ferah ya
Tam bir hakuran kafesi.
Bu deyimi aslına döndürmek için mi nedir
Bir çift de kumru gelip
Yuva yapmış çatısına.
Öyle usturubunla yerleşmişler ki
Çürümüş tahtaların arasına
Dışardan görünmüyorlar hiç.
Yalnız
El-ayak çekildikten sonra
Derinden
Ve civan demlerle demlenircesine
Başlıyor dem çekmeleri

Benim de çökmeye yüz tutmuş
Şu can kafesimde
Kadir sevgilim Güler’e sevgim
ÜSKÜDARA GİDELİM diyor hala
ÜSKÜDARA GİDELİM

Can YÜCEL

Can YÜCEL Götümser ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Götümser ŞİİR SÖZLERİ

Gün gidiyor limoni, bana kalsa da nezle
Sümüklü deniziyle, bulut mendilleriyle
Hapşırdı hapşıracak burnu morarmış Kıble,
Yaşıycağız demek ki bir eyyam daha böyle

Dün gidiyor limoni, mükedder filleriyle

Can YÜCEL

Can YÜCEL Fitilli ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Fitilli ŞİİR SÖZLERİ

İçerimde bir bokluk var
Yıkıyorum, yıkıyorum, yıkılmıyor

Yüzümde bir maske var
Çekiyorum, çekiyorum, çıkmıyor

Böğrümde bir ölü çocuk
Ölüyorum, ölüyorum, ölmüyor

Gözümde bir çakmak var
Çakıyorum, çakıyorum, çakıyor

Suratınıza!

Can YÜCEL

Can YÜCEL Erotizma ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Erotizma ŞİİR SÖZLERİ

Kulağımın tozunda bir ağustosböceği Aşk
-Erkekler giyinmek için giyinir
Kadınlar da soyunmak için-
Öyleyse kadınların arzuları üzre
Ben bütün kadınları anadan doğma
                                             görüyorum...
Apışaramda yeni doğmuş bir kedi
Hiçdurma yalıyor erkekliğimi
Nabzım şakaklarımda atıyor
Bir yaz yağmuru başlıyor
Kan değil akçıl bir dem boşalıyor
                                      kamışımdan
Ağustosböcekleri hâlâ ötüyor
Şimdi biraz ıslaklar

Can YÜCEL

Can YÜCEL Epigram ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Epigram ŞİİR SÖZLERİ

Marx’ın da pek sevdiği bir Latin sözünü anımsıyorum
Nihil humanum mihi alienum est
Bu sözün altına ben de imzamı basıyorum
İnsana ilişkin ne varsa kabulüm
Şu hümanistler hariç

Can YÜCEL

Can YÜCEL El Tutuşa Tutuşa ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL El Tutuşa Tutuşa ŞİİR SÖZLERİ

Ne kadar çok elimiz varmış meğer!
İlkin, senin elinle tutuşan benimki
Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi

Can YÜCEL

Can YÜCEL Dörtlük ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Dörtlük ŞİİR SÖZLERİ

Kaybederken  kazanmayı şiirden öğrendim
Öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
Mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
Yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.

Can YÜCEL

Can YÜCEL Dostum Samaripa'ya Mektup ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Dostum Samaripa'ya Mektup ŞİİR SÖZLERİ

Baksana Samaripa
Şu gümüşü bacaya!
Ne güzel kesmiş tenekeyi tentene!
Güneş de vurmuş üstüne...
Ve salkım salkım sakalları
Rüzgarda saçaklanan bir duman
Arkadaki Papaz Okulu’nun
Çamlarını çulluyor
Baca değil, buhurdan...
Alt katta da o dumanın ısıttığı suyla
Sakız gibi bir kız yıkanıyor
Ve Sakız Adası gibi köpükte
Yuvarlanıp gidiyor g..leri

Sevgili dostum
Öyle göreceğim geldi ki seni
Burnumda tütüyorsun...
Ha, onu soracaktım
Sen hiç lohuk yedin mi?
Ben ki tatlı sevmem
Nefis bişey

Can YÜCEL

Can YÜCEL Değişim ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Değişim ŞİİR SÖZLERİ

İnce uzun bir hayvan
Çarpıyor
Çarpıyor
Çarpıyordu kendini taşlara.
Canı mı sıkılıyor
Can mı çekişiyordu yoksa?
Yok efendim dedi yanımdaki adam
Gömlek değiştiriyor yılan
Bu hallerden anlarız dedi az çok
Biz de sınıf değişmiştik bi zaman

Can YÜCEL

Can YÜCEL Değişik ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Değişik ŞİİR SÖZLERİ

Başka türlü birşey benim istediğim,
Ne ağaca benzer ne de buluta benzer;
Burası gibi değil gideceğim memleket,
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava;
Nerde gördüklerim, nerde o beklediğim kız
Rengi başka, tadı başka.

Can YÜCEL

Can YÜCEL Çalındı ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Çalındı ŞİİR SÖZLERİ

Kapı çalındı
Açmaya davranayım derken
Uyandım ki
Çamların altında yatmıyor muymuşum
Sırtüstü,
Hücum etti gözlerime
Göğüm mavisi

Hoş
Böyle de
Kapıyı açtım sayılır
Diğ mi

Aynı kapıya çıkmasa bile

Can YÜCEL

Can YÜCEL Cankurtaranla ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Cankurtaranla ŞİİR SÖZLERİ

Yardın be cancağzım
Yardın sonunda şu Beyoğlu trafiğini
İlkyardım pamuklarıyla
                                 o ölümcül acelenden
Korna çiçekleri açıyor şimdi
                              yaralarının üzerinde
Ölen yok sen gibi güzel
Sınıfsal ecelinden

Can YÜCEL

Can YÜCEL Can'ın Mezartaşı'na ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Can'ın Mezartaşı'na ŞİİR SÖZLERİ

İstenmeyen o rüyanın parçasıydım
Hani güneş hani aydım
Aymazoğlu bir sarhoştum
Kimi dolu kimi boştum
Tüm maratonlarda koştum
Koşumların atmış hergele
Tavla oynar zarı gele
Ne met ne de cezir
Anam ağlar gide gide
Basurumdan başlar bezir
Taşındaydı nazım bezir
Bir Sultan'dan beri yesir
Serilmiş altına hasır
Orhan gibi müzmin nasır
Yıktın mıydı yerle yatır
Kalktı mıydı İsa Musa
Bazan uzun bazan kısa
Şeytan ileydi dünür
Kamışında bir mühür
Dövmeyinen dövülmüşnen
Dağa çıkmış gümüşliylen
Çıktı mıydı lamülahe
Her yanı dağdan lale
İndi miydi bir lekeyle
İne çıka ine çıka
Şiiri pençe sırtın yaka
Bu dünyaya baka baka
Zeynep'le aşktan Ayşe
Can olduğundan nâşe
Kar yağdığından meşe
Bakmayın bu gebeşe
Çıktıysa da arşa
Dikiynen kaşağnan
Kabirine mezarına
N'olur arazozla işe

Sonra çocuklarınki
Gençlerinki
Tekel İşçilerininki
Sonra, ellerin elleri...
Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
Tutuşa tutuşa
Bir orman yangını gibi

Can YÜCEL

Can YÜCEL Buluşmak Üzere ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Buluşmak Üzere ŞİİR SÖZLERİ

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

Can YÜCEL

Can YÜCEL Bir Ölüm İlanı ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Bir Ölüm İlanı ŞİİR SÖZLERİ

Zaten hayalet olan
Gölge yazar Oğuz’un ölümü de
Herhalde kendinden rivayet

Oğuz’un cenazesi mi
Hayret!

Hem o hiç uyumaz ki
Belki de ilk kez oradan
Kendi kendini Türkçeye çevirecek
Yeni dikilmiş bir kalem selviyle
Ya da en eski daktilosuyla gecenin
Yıldızları tuş

Can YÜCEL

Can YÜCEL Bi Damlacık ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Bi Damlacık ŞİİR SÖZLERİ

Duru bir yeşildi ortalık
Akşam güneşi kırılmış bir mızrak boyu
Ve çocuk sesleriyle iniyordu ışık,
Ağlarda sanki dargın bir kılınç balığı
Pullarını döküyor üstüme
Bir sessizliği anlatmak için yazıldı bu şiir
Belki de anmak için
                      bi damlacık bir sessizliği

Can YÜCEL

Can YÜCEL Bayramlık ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Bayramlık ŞİİR SÖZLERİ

Koyunlar keçiler ve koçlar için
Ne kadar bayramsa Kurban Bayramı
Bu barış var ya, bu barış
Cephedekiler için o kadar barış

Can YÜCEL

Can YÜCEL Baharla Ölüm Konuşmaları ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Baharla Ölüm Konuşmaları ŞİİR SÖZLERİ

I
Memelerim koparıyor
Yüzyıl süren bir yalnızlık
                           dile gelmişçesine
Nasıl nasıl bir sevinç yarabbi!
Ve ağrıya
        ağrıya tabi,
                ağraya
                    ağraya ağbi...
Nakkaş Tepe de ancak
                        bezmimize böyle gelmiştir
Gelincikleri ve Nazım Hikmet’leriyle
Yerbilimsel bir hapisten sonra
 
II
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Zifiri bir su akacak
               kamışımdan toprağa
Bir kedi yavrulayacak
                       köpek dişli bir kedi
Ve böğürtlenler köpürecek ağzından
Yedikçe
          kendi
                 kendini
                        mayhoş
Ya da Posta Nazırı dedemden kalma
Mors’un en morundan bir karga  
Konacak karşıki direğin doruğuna
Düşmanlarım öyle doldurmuşlar ki onu
Ne kadar taşlasan boş
                    oynamıyor yerinden
Ben kargadan korkmam ama
                      bunun gözleri baykuş
Ve tüyleri güngörmedik deniz dipleri kadar ıslak
Ve ötüyor
        ötüyor
             ötecek
Beni ışığa bağlayan
               (Bağlayın beni ışığa!
                Gerin telleri gerin!)
                beni  ışığa bağlayan
                             o gelin telleri
                             o gelin telleri
                                  kopuncaya dek...
Akpembe bahar yelkenleriyle
Güneşin rüzgarına gerilmiş
                           bir badem ağacı gibi...
İçimdeki karanlığı patlatacağım
Ve beynimin en ölümcül yaşlarıyla
                                        ağlaya
                                             ağlaya
Yepyeni bir insan
                pırıl pırıl bir can
                                 bitecek toprağa...  
 
III
İki çöpçü geliyordu karşıdan.
Biri
     (Aynen Selahattin-i Eyyubi Haçlılar
     Seferinden, sanırsın, pos bıyıklarıyla
     Tarihin, süpürmeye gelmiş Prens Adalarını )
Öbürüne
     (Marmara’yı bizim Yaşar Küklopsunun o
     Anavavza gözüyle dünyanın en güzel
     atlarının neredeyse ineceği e biraz
     genişçe bir çakır su gibi görüyordu,
     eminim)
Eyitti kim:
     Halk Partisi’nin solunda bir parti olsa
     Hiç dinlemez oyumu ona veririm
 
IV
Sevda Tepesinde  geçen gün
Karşıki masanın altında
İki tane tavuk gördüm
Toprakla yıkanıyorlardı
Eşeledikleri çukurda
İnsanlar için de belki ölüm
Toprakla bi tür
Yıkanmaktır diye düşündüm
 
V
Üşüyor mu deniz
                üstüne boşandıkça yağmur?
Ondan mı dersin
                tüyleri böyle ürperiyor?
Ben de gidersem bi gün bu biçim bi sağnakta
Alı al moru mor bir sandal gibi acaba
Yıllar sonra yılmayıp yine
Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine?
 
VI
Buket diye bahçeli bir meyhane vardı Yenişehir’de
Yıkıldı çoktan GİMA var şimdi yerinde
Kenarı küpelerle çevrili o küçücük havuzun
Yamacında bir masa
Cahit Ağ’beyle otururduk yaz gecelerinde
Fıskiyenin serpintisiyle sırılsıklamdı muşamba
Zaten Cahit’in gözleri daim yaşlı
“Şunu siliver!” derdi garsona
“Şu muşambayı siliver, mirim!”
Ne Cahit kaldı, ne Buket, ne fıskiye
Yine de bu bahar öğlesinde
Fıskiyenin üstündeki o kırmızı top gibi
-İsterse kalpten olsun, isterse-
Hop hop ediyor ya yüreğim bi düziye
 
VII
Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
Mızrapsız bir tambur gibi
Apayrı bir hava çalıyor vücudum
Ruhum sıkıldıkça ruhum,
Senden ayrı, kendimden ve kentten ayrı
Apayrı bir hava çalıyor vücudum
Kalk gidelim, kalk gidelim başka yere!
Başka yere, başka yere, başka yere!
Ruhum sıkıldıkça, ruhum,
Cemil Beysiz bir tambur gibi
Kendi kendini çalıyor vücudum
 
VIII
Yalıların surları boyunca giderken Kanlıca’da
Duvarda bir gedik ilişti gözüme
Uydurdum gözümü deliğe:
Bir bahçe
Bahçe değil bir havuz
Havuz değil bir bahçe
Üstü nilüfer kesmiş silme
O nefti yapraklarıyla gelmiş
O aksarı çiçeğiyle
Ne hevesle gelmiş kim bilir bu güzelliğe!
İnsanoğlu beni görsün diye mi?
Bahçede oysa
        Bahçedeki bir havuz
Bir havuz ki bir bahçe
Ne in var ne cin ne bey ne ağa
Surları da çekmişler dört bir yanına
Bizler de varmayalım diye bu uçmağa
Sade bir garibim yavru kurbağa
Serilmiş o ortası çukur
O sal gibi yaprağa
Yarı suyun içinde
Yarı yansımış ışığa
Pırıla pırıl yeşile yeşil
Rezil mi rezil
Başladı birden haykırmağa
Başladı inin cinin ağanın beyin
Ne kendi görüp ne kimseye gösterdiği
Çevresine bizler görmeyelim diye
Surlar çektiği
O kimsesiz güzele türkü yakmağa
Şairim ben
Benim işte o kurbağa
 
IX
Hep ölümü çalacak değil a Zangoç
Bu da
Sema’yla Asaf’ın kızına
Hoşgeldin demek için
Oysa  
Ne kadar
Ne kadar
Ne kadar yalnız
Sanıyordum kendimi demin
 
X
Atkestanelerini geçen süvari ışıklar
Er-erken kaldırmış hanımellerini
                             tühallah üşüyecekler!
Ve zeytinler eski Rum tenteneleriyle
Esen yel!
Esen yel!
Kim gördü böyle gül yiyen horoz
Tanyeri kokuyor sesi...
Yuvarlandıkça sanki bayırdan aşağı
                    hapiste dolmuş bir şarap şişesi
Öbür horozlar da ayaklanıyor
                     merdiven nakışlı ibikleriyle
Ve balkonlardan sarkarken
            düşleri bebelerin
                      bir albayrak yarışı gibi
Horozlar nev-icad ediyorlar denizi
Hırsızlar!
Hırsızlar!
Ve deniz
          levent gölgeleriyle Turgut Reis’in
Bütün bu dizelerden alınıyor
Bir ala
       bir mora  kesiyor yüzü
Esen yel!
Esen yel!
Bu sabah  
          bir firardır
                kan-davasından bir çocuk
Kuşluk vaktine kalmadan önce
Güneşin kurşunlarıyla vurulacak
Ve akşamladı mıydı çamlar
                             ve karadı mıydı
Tepelerde
Tepelerde
Öyle güzel ki esen yel
Esen yel!
Esen yel!
Bu sabah  
         ve bu bahar
              bir firardır
Baruta koşan bir fitil
İfil
İfil
Öyle güzel ki esen yel!
Esen yel!
Esen yel!
Öyle güzel  
Öyle güzel ki
Esmese de
Esmese de
Güzel
 
XI
İçimden bir his bırakmıyor  beni ölmeceye.
İçimden bir his.
Bir his ki
Çapraz oturmuş denizin kıyısına
Taş  
Taş
Taş
Derken bir GÜNEŞ!
Tıpkı Üsküdarda’ki
Şemsi Paşa Camisi gibi.
Sen iskeletlerle değil diyor bana
Sen iskelelerle kuracaksın cesedini
Ve öyle köpeksin ki sen
Öldükten sonra bile
Yılmaz’ın UMUDundaki  
Paytonların ardından
Koşacaksın hep
Geleceğe
Çın
Çın
Çın
Ve karnımın gevşemesine karşın
Taş..larımdaki tarçın
Bırakmıyor beni ölmeceye
Evet diyemiyorum
Diyemiyorum ki evet
O hayırlı
O hayırlı geceye
 
XII
Ben de
    Boğaziçi de bu bahar
Mavi sakalına erguvanlar takmış
Sarhoş bir İskele Babası kadar
Hem delikanlı
              hem deliler gibi ihtiyar

Can YÜCEL

4 Ekim 2015 Pazar

Can YÜCEL Ay! Ay! Ay! ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Ay! Ay! Ay! ŞİİR SÖZLERİ

Şu gökteki ay var ya    
Şu boktan şu yarım ay
Bakarsan bakarsan bakarsan
Bi tek sözüme bakıyor benim
                            dolunay olmak için
O bana bakıyor
Ben ona.
O bana bakıyor
Ben ona,
Hepimiz ama
Hepimiz
Hepimiz
Bakıyoruz hep birbirimize
bakıyoruz hep bakıyoruz
ADAM olmak için hep
Ay! Ay! Ay!
O bana bakıyor
Ben ona.
O bana bakıyor
Ben ona
Canım yanarcasına
Ne zaman
Ama ne zaman olacak bu iş?
Bakıyorum bakıyorum da aya
Bakıyorum da ayın ayaklarına
Yatırmışlar yine Ahmed’i falakaya

Can YÜCEL

Can YÜCEL Âşık Ölmez ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Âşık Ölmez ŞİİR SÖZLERİ

Sessizliğin içinden yürüyen horoz sesleri
Beni ölüm yeşiline götürüyor
Vardım zaten varacağım yere
Yalnızlık
Bütün perdeleri kaldırmış bütün pencereler
Son bir ışık
Sikimin tellerini çınlatıyor yine de
Yine de âşığım yine de âşık

Can YÜCEL

Can YÜCEL Aslandan Al Haberi ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Aslandan Al Haberi ŞİİR SÖZLERİ

Romalılar aslanlara atarlarmış Hıristiyanları.
O Hıristiyanlar ki
Romalılardan daha dürüst, daha düzgün, daha uygar bir  
                                                                            düzene
inanmaktan başka suçları yoktu...
Romalılar oyalamak için işsiz yığınlarını
O zamanın gazetesi
Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda
Aslanlara atarlarmış sen gibi ben gibi
Mehmet Turgut gibi insanları
O Mehmet Turgut ki
İşsiz olmaktan başka suçu yoktu
İşsiz parasız evsiz-barksız
Ve aslanın kafesine girdiğini farketmeyecek  
                                  kadar uykusuz...
O Mehmet Turgut ki
Libya’ya gitmek için sıra bekleyen bir
                                  Kunuri Aslanıydı
Adana’nın Girne yolunda bir lunaparkta
Buldular parçalanmış vücudunu...
Sade Adana’nın Girne yolunda değil
Roma’da da böyle
Oyalamak için işsiz yığınlarını
Ve belki de azalsın diye işsizlerin sayısı
O zamanın gazetesi
Ve Hürriyet’i olan Coliseum stadyomunda
Aslanlara atarlardı sen gibi ben gibi
Mehmet Turgut gibi insanları...
Ama Ali adındaki
O kendi de müebbete mahkum aslan
Aslanlar akıllanıyorlar mı nedir
Yemedi kardeşim yemedi
Kore Gazisi Mehmet Turgut’un göğsündeki
                                   Silver Star nişanını!

Can YÜCEL

Can YÜCEL Arkamdan Konuşmasınlar Diye ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Arkamdan Konuşmasınlar Diye ŞİİR SÖZLERİ

Her Donkişotun bir yeldeğirmeni vardır
Benim ki Heybeli’de
Yarı yarıya yıkık
Üstünde
Kırmızı üstüne beyaz beyaz harflerle
Kocaman
TÜRKİYE HALK BANKASI
Yazılı
Vallahi billahi de
Beş kuruş almadım o reklam için

Can YÜCEL

Can YÜCEL Anayasası İnsanın ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Anayasası İnsanın ŞİİR SÖZLERİ

                             Ustamız Eluard’ın izinden
 
Kan yasası bu insanın:  
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman

Can YÜCEL

Can YÜCEL Al Bir Uzun Hava ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Al Bir Uzun Hava ŞİİR SÖZLERİ

Çekirgeydi Raşko’nun elindeki güvercin
Raşko’da mengeneydi, bu beynimizde kalsın!
Çekmişler ıstor diye muhribin dumanını
Böyle aşk, böyle barış, Allah belamı versin!
Bugün kitabım verdim tek pedal matbaaya
Bu yol beni götürür sağlam Selimiye’ye
Ağlıyorsam gözyaşım iki gözüme dursun
Vermişim ben canımı al-uzun bir havaya

Can YÜCEL

Can YÜCEL Akis ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Akis ŞİİR SÖZLERİ

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme...
Dudaklarım öpüşmekten mosmor...
Bir putum sanki ilahilerle
                                   denize fırlatılmış
Ve bir deniz yağıyor üstüme
Bakma sen sevgili Teodorakis
Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!
Avluların o en çakırkeyiflisine
Mısır daneleri gibi serpilmişler ama
Mısır danesi değil ki bu adalar
Ne de biz güverciniz...

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden
Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle
Birbirimize
Ve kendimize
Bilakis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme

Can YÜCEL

Can YÜCEL Akdeniz Yaraşıyor Sana ŞİİR SÖZLERİ

Can YÜCEL Akdeniz Yaraşıyor Sana ŞİİR SÖZLERİ

Akdeniz yaraşıyor sana
       Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
       Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin çocuk ağladı
Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
Denizi tokmaklıyor balıkçılar
      Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
      O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği
Hayatta yattık dün gece
Üstümüzde meltem
Kekik kokuyor ellerim hala
Senle yatmadım sanki
Dağları dolaştım
Ben senden öğrendim deniz yazmayı
Elimden düşmüyor mavi kalem
Bir tirandil çıkar gibi sefere
Okula gidiyor öğretmenim
Ben de ardından açılıyorum
Bir poyraz çizip deftere
Bir ada var sırf ebabil
Dönüyor dönüyor başımda
Senle yaşadığım günler
Gümüş bir çevre oldu ömrüm
Değince güneşine
Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
Gözlerim kamaşınca senden
Ölüm belki sularından kaçırdığım
O loş suda yıkanmaktır
Durdukça yosundan yeşil
Kulaç attıkça mavi
Ben düzde sanırdım yıkıntım
Örenim alkolik asarım
Mutun doruğundaymışım meğer
Senle çıkınca anladım
Eski Yunan atları var hani
Yeleleri bükümlü
Gün inerken de öyle
Ağaçtan izdüşümleriyle
Yürüyor Balan tepeleri
Yürüyor bölük bölük can
Toplu bir güzelliğe doğru
Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize

Can YÜCEL

Cahit ZARİFOĞLU Su ŞİİR SÖZLERİ

Cahit ZARİFOĞLU Su ŞİİR SÖZLERİ

1.
Taşlanan kadınlar yankır
Girdap duvarda ve sırları çözük aynalar
Bir aynanın civarda hayvan otlağındaki benzeri
Yüzler kuyuya inen gözü terkeder
Sıcaktır örfe yaklaşır
Kavalsız ve çılgınca döner kaderine bir kez daha bakar
Açlığa üşümeye kartalın alnında duran yıldıza
Bir kere daha daha yalnızlığa
Kati ve aşk geçerliğini ortaya koyarak
Ulusal ve benci iki çingene arasında
Bir kere daha yalnızlığa
Atılarak

Yerin içinde yüzlerle hücum
Bütün özentili yekinmelere doğru karşı
Bütün nedensiz gençliklere doğru karşı
Bütün ................ doğru karşı
Aç olan karın
Soylu olan yoksulluk
Ve mızrakla gelen alın

Yerin gezisinde insan vardır
Ağulu bir diş put taşında
Doğacak çocukların toplandığı çadır taşında
Ava çıkmıştır

Aşk tunç çekmiştir bizle olan sırtına
Birbirini çaresiz bırakan çehrelerin
Yaralı ceylanı bulup tepindiği
(Fırat birdenbire kaybolur bir mağarada)
sevenin kurbanla alınıp kurbanla ödendiği

güneşin aşktan sudan ve topraktan
daha hızlı yöneldiği

raskolnikof
müthiş bir iman ağrısı çekmektedir.

Güvercinler toplandı sofralar kuruldu
Ağaçlar bahçede kızgın güneşle çatıldı
Elma tadları ağır ayrılık tadları
Yalnızlıkla toprağa savruldu

Katerin açık kollarıyla yaklaştı üç tuzaklı odalarıyla
Mükemmel bir karpuza yaslanmak
Suya çağrılmak
Bir de içindeki ziynetleri hor görmek iyice

Oysa güneş ağırlaşsın siyah saçımız uzayan başımızda
Alnımızın dibinde kalsın seçkin ve Horasanı kayıran gözlerimiz

Hiç akla gelmedi
Bereber kırları hüznü atmaya yarayan bir annenin
Dallara takılıp ağrıyan yaralarıyla yattığı

Gerçekten canlı göğsü boğucu çaylarıyla
Akşam suyundan bir sütun mermer içmiş
Her erkeğe bir yılan üfürmüş

2.
Ciğerlerde ölüm akar
Çeşme
İnsan hesapsız çocuk üfürük
Kendinde olmayan gürz kapanan ayna
Mektep taze ekmek dilimi zeytinin içindeki bağırgan
Ölüm
Sıkışmış aramıza
Sandalyenin dibinde mi
Dudak sıcak çay bardağına kapanırken
Salıncak onunla içten içe anlaşma
Cevizin ipi tutan çocuğu kayıran dallarında
Yeşil yaprakta veba
Ölüm evin hangi bilinmezinde ya da açıkça
Küçük kardeşin avucunda mı

Uzak insan sahillerine
Kelimeyi dolanan dillere
Taşıdılar zeytin
Kahvaltı ve zeytin
Sofrada üç büyük zeytin üç kanlı bakış

Ölünün ağzına zeytin kondu
Şiş dudakların arasına
Sonra geniş omuz yaralarında
Adamlar kırılan camlar taktılar
3.
İnanç yiğit ev sorardı bulup konaklardı
Kanlı göz ufuk tarardı
Cürümlü başta her geyik akışında
Örtülür dudaklar çünkü kalble çarpılırlar

El gezer tenhaları dolanır ufak tüyler
Ve tüyler ki ateşle diklenirler
Kendi namlarına ağemen olarak
Üşüme kabarcıkları tad kabarcıkları

Ürpermelerle unutkanlık
Yerin bir zaferle doğrulması cürme katık olarak
Dantel kalb vurması su kapları
Islak naylon örtü ve ıslak cimrilikle
Ustalıkla yaprağa ilave peçete
Yorgun ve evvelden haber
Sonra saralar
Sıradadırlar

Kapılar baskıyla kapalıdır
Onlar yontup hamam kapılarını
Kulaklara ses kutuları
Ormanlar avazlarıyla parke taşlar
Kurtlar
Yıldırım
Avizeler

Orada köşelere düşler yerleşir yatakları kollar
Uyku canavar kıvrımlı batarlı saldırır
Ev tilkiyle sarılır kuşatılır
Yorgun bir masal uzakta kaybolur
Kulaklarına yosun ve balık biriken çocuklar
Toprağın rengine katılan
Hızla yorgana atılan
Göğsümüze sırtımıza ateş bastıran
Örtünen çıldıran çocuklar
La onlarla alev açıyor her yanımız
Anlaşalım
4.
Denizde büyüyen av hayvanı
Suları derin denizleri boyayan mürekkep hayvanı
Uzatır gözlerini ince çalgılar içinde savaşlarla
Tiz sesli yuvarlak ağızlarıyla
Bu kez bu alçıyı donduranla
Kapalı denizlere kapılıp açık okyanusta
Kayalardan inen hızlı koşan bağırlar
Ayakta durlar
KALK lar

Oturun babamı
Ben güvercin saçlı çocuktum
Buzlardan başlayıp vurdular
Dağların yabani timsahında

Sanatın fiziksel geçerliğine kadar
Vurdular
Babam upuzun yatandı kumda
Ölü ve uzaması birden duran saçlarıyla
Çünkü öylesine kendi ölümü

Başını yastıklardan kaçıran uykulu başını cümle odalardan
Hep kumlar vardı çünkü uykuya yaklaşırken
Üzülecek ve sevinç duyacak yerlerde
Dudakların içinde kulak yollarında
Adamın öldürülüş sesi
Sofradan sokak kapısından
Pencereden kumluğa okyanusa
Ahrete olan dostluğumuza yakınlığımıza

Cahit ZARİFOĞLU

Cahit ZARİFOĞLU Kartal Ölüsü ŞİİR SÖZLERİ

Cahit ZARİFOĞLU Kartal Ölüsü ŞİİR SÖZLERİ

Tabutunuz
Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor
Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim

Kan akıtılmadan
Kesildi damarlarınızın sıcaklığı
Söyleyin kim yokladı
Bir ateş salmaya içinizi

Şimdi doya doya seyredin gövdenizi
Kalabalıklardan eli mızraklılardan
Otomobillerden nüfus patlamasından
Ve o koca denizlerin kirlenip ağrımasından

Cahit ZARİFOĞLU

Cahit ZARİFOĞLU İşaret Çocukları ŞİİR SÖZLERİ

Cahit ZARİFOĞLU İşaret Çocukları ŞİİR SÖZLERİ

Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan
Geçerdi babam
Başında yağmur halkaları

Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde
Daha ilk güzelliğinde
Alnını iki dağın arasına germiş
Bir devin göğsüne benzer
Göğsünden dualar geçermiş

Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri
Cami avlularına açılan
Havuz sularına kapılan çocuklar
Görmeden güneşin bütün renklerini
Götürmezlerdi dükkandaki babalarına
Ocaktan akan kaynar yemekleri
Nenelerinin koyduğu avuç taslarına

Başı ve yüreği şahbaz
Kaleleri ağırlayan kadınların
Süslerini kemerlerini
Başlarını ağırlaştıran
Ağır siyah şelale saçlarını
Tutunca gençleşirdi erkekler

Sonra insan o ki denizde
Küçük ve büyük nehirde
Bedeni ıslatan afsunlu suda
Önce niyet sonra yıkanırdı

Zaman dert getirdi sulara
İçinde eski balıkların yattığı kayalar
Savaşan insanların elinde
İnce yontulup taşındı balta mızrak şekline

Anam kanları kuruyan
Kavga ayıran bir kargı elinde
Kara ocağın taşlarına
İşaret koydu çocuklarını
Belinde gezdiren babamın
Beyaz yazılarla kazandığı adları

Yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın
Unutup genç gelen günleri
Zamanın sürerken çektiği günleri
Çetin bilmecelerle
Sürdü atını şehirlere

Yün ören at güden kadınlar
Ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde
Küçük pencereli karanlık dar odalarda
Uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin
Uzağa çekilip giden
Ayazda donan gülmeler içinde
Ormanlarda süt emziren anne
Unuttu gittikçe uzayan çocuğunu

Hep kaçarmış şehirlerin
Demir dağlarına
Uyuyunca toprak beşiğimde
Sahipsiz kalan
Ellerimden kayan aydınlık günlerim

Cahit ZARİFOĞLU

Cahit Sıtkı TARANCI I Want A Country ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI I Want A Country ŞİİR SÖZLERİ

I want a country
let the sky be blue, the bough green, the cornfield yellow
let it be a land of birds and flowers

I want a country
let there be no pain in the head, no yearning in the heart
let there be an end to brothers' quarrels

I want a country
let there be no rich and poor, no you and me
on winter days let everyone have hose and home

I want a country
let living be like loving fromthe heart
if there must be complaint, let it be of death


Cahit Sıtkı TARANCI


Translated by Bernard LEWIS

Charles BAUDELAIRE Seyahate Davet ŞİİR SÖZLERİ

Charles BAUDELAIRE Seyahate Davet ŞİİR SÖZLERİ

Kardeşim, yavrum,
Sana benzeyen bir yer
Düşünüyorum;
Gidip orda beraber
Yaşamanın, sevmenin,
Sevmenin ve ölmenin
O yerde bir gün,
Saadetini düşün.
Karışık göklerinin
Islak güneşlerinde,
O hain gözlerinin,
Bol yaşları içinde
Daima parıltılı
Gözlerinin esrarlı
Cazibesi var.

Orda ne varsa süs, sükun ve şehvet,
İntizam ve güzellikten ibaret.

Üstünde güya
Senelerin cilası
Parlayan eşya
Süslerdi odamızı;
Bu bulunmaz çiçekler,
Kokularını amber
Kokularına
Mezcederdi boyuna!
Orda tavanlar zengin,
Ve derindir aynalar;
Her köşede sevdiğin
O şark ihtişamı var.
Her şey kendi dilince
Ses verir bize;
Ve kalbini gizlice
Gösterir bize.
Orda ne varsa süs, sükun ve şehvet,
İntizam ve güzellikten ibaret.

Bir baksaydın bu
Kanallarda ne kadar
Serseri ruhlu,
Uyuyan gemiler var;
Hem gidermek içindir
İnan ki en küçük bir
Arzunu, onlar
Uzaktan geliyorlar.
O akşamlarda gurup,
Tarlalar ve kanallar
Ve bütün şehri yakut
Ve altınlara boğar.
Orda kainat hulya
İle sarhoştur,
Sıcak, sıcak bir ziya
İçinde uyur.

Orda ne varsa süs, sükun ve şehvet,
İntizam ve güzellikten ibaret.

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Paul ÉLUARD Saatlerim ŞİİR SÖZLERİ

Paul ÉLUARD Saatlerim ŞİİR SÖZLERİ

İnsan oldum kaya oldum
İnsanda kaya oldum kayada insan
Havada kuş oldum kuşta gökyüzü
Soğukta çiçek, güneşte nehir oldum
Şebnemde parlayan şey
Kardeşçesine yalnız kardeşçesine hür

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Paul VERLAINE Green ŞİİR SÖZLERİ

Paul VERLAINE Green ŞİİR SÖZLERİ

İşte yemişler, çiçekler, yapraklar ve dallar!
İşte kalbim, çarpıntısı yalnız senin için!
O bembeyaz ellerin kalbimi kırmasalar!
Bu küçük armağanı dilerim hoş göresin.

Ben geldim işte, çiğlerle bezenmiş olarak;
Alnımda seher yelinin dondurduğu çiğler,
Yorgunluğumu alsam ayak ucunda bırak!
Hayal etsem o tatlı demleri birer birer.

Bırak unutayım başımı taze göğsünde!
Hâlâ aklımda lezzeti son öpüşlerinin.
Hayırlı fırtınadan sonra sakin, asude,
Uyusam biraz, madem uzanmış dinlenirsin.



Ülkü, 16.7.1945

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Paul VERLAINE Gök Öyle Mavi ŞİİR SÖZLERİ

Paul VERLAINE Gök Öyle Mavi ŞİİR SÖZLERİ

Gök öyle mavi, öyle durgun,
Damlar üzerinde!
Yeşil bir dal sallana dursun,
Damlar üzerinde!

Ürpertip gökyüzünü birden,
Bir çan tın tın eder.
Bir kuştur şu ağaçta öten;
Türküsünü söyler.

İşte hayat! aç gözünü gör;
Bak ne kadar sade.
Her günkü sâkin gürültüdür,
Şehirden gelmekte.

Ey sen ki durmadan ağlarsın,
Döversin dizini;
Gel söyle bakalım ne yaptın,
N'ettin gençliğini?

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Gerard De NERVAL Fantazya ŞİİR SÖZLERİ

Gerard De NERVAL Fantazya ŞİİR SÖZLERİ

Bir hava bilirim, dünyalara değişmem:
Bütün Rossini, Mozart, Weber sizin olsun.
Çok eski bir hava, ağır, hazin, muhteşem;
Yalnız ben duyarım onda ne varsa füsun!

Ne zaman o havayı dinliyecek olsam
Ruhum gençleşiverir birden iki asır.
Onüçüncü Louis devridir, vakit akşam!
Batan günle sararmış bir yamaç uzanır.

Camları kızıla çalan renklerle yanar,
Kiremitten bir şato, köşeleri taştan.
Etrafı çepçevre bağlar, bahçeler, parklar;
Bir dere akıyor çiçekler arasından.

Kömür gözlü bir kumral en üst pencerede;
Eskidir geçmiş zaman esvapları eski.
Görmüşlüğüm var bu kadın, ama nerde?
Hatırlıyorum, başka bir hayatta belki!

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Charles BAUDELAIRE Balkon ŞİİR SÖZLERİ

Charles BAUDELAIRE Balkon ŞİİR SÖZLERİ

Hâtıralar annesi, sevgililer sultanı
Ey beni şâdeden yâr, ey tapındığım kadın.
Ocak başında seviştiğimiz o zamanı,
O cânım akşamları elbette hatırlarsın.
Hâtıralar annesi, sevgililer sultanı.

O akşamlar, kömür aleviyle aydınlanan!
Ya pembe buğulu akşamlar, balkonda geçen
Başım göğsünde, ne severdin beni o zaman!
Ne söylediysek çoğu ölmeyecek şeylerden!
O akşamlar, kömür aleviyle aydınlanan!

Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!
Kâinat ne derindir, kalp ne kudretle çarpar!
Üstüne eğilirken ey aşkımın pınarı,
Sanırdım ciğerimde kanının kokusu var.
Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları!

Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.
Seçerdim o karanlıkta gözbebeklerini
Mestolur, mahvolurdum nefesini içtikçe
Bulmuştu ayakların ellerimde yerini.
Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece.

Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;
Yeniden yaşadığım, dizlerinin dibinde
O "mestinâz" güzelliğini boştur aramak,
Sevgili vücudundan  kalbinden başka yerde,
Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak;

O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler,
Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır?
Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler.
Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır.
O yeminler, kokular, sonu gelmez öpüşler!

Çeviri : Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Şiir ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Şiir ŞİİR SÖZLERİ

Kızoğlan kız güzelliğinde şiir;
Hem sevgili hem dost hem anne yüzü.
Hala beni mest ettiği gecedir
Sanırım hem yeryüzü hem gökyüzü.
Mecnunum: şikayet etmem Leyla'dan;
Başıma ne dertler açtığı halde.
Ne mümkün vazgeçsin bu sevdadan?
Bir kerre karar kıldık bu hayalde.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Ömrümde Sükut ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Ömrümde Sükut ŞİİR SÖZLERİ

Çıngıraksız, rehbersiz deve kervanı nasıl,
İpekli mallarını kimseye göstermeden,
Sonu gelmez kumlara uzanırsa muttasıl,
Ömrüm böyle esrarlı geçecek ses vermeden,
Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika,
Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.
Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,
Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Ölümden Sonra ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Ölümden Sonra ŞİİR SÖZLERİ

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak..

Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;
Yok bize arayan, soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz;
Akarsuda aksimizden eser yok.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Otuz Beş Yaş Şiiri ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Otuz Beş Yaş Şiiri ŞİİR SÖZLERİ

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Nü ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Nü ŞİİR SÖZLERİ

Uykusuz gecemde bir kadın!
Gözlerinin ay ışığında
Vücudu kar beyazlığında;
Saçları bir hazine altın.
Ne ateşimden haberi var,
Ne bilir çıplak olduğunu;
Varlığını ve yoksulluğunu
Duymadan güzel ve bahtiyar!

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Misafir ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Misafir ŞİİR SÖZLERİ

Bir gece misafirim olsan yeter,
Dolar odama lavanta kokusu;
Soğur sevincinden sürahide su.
Ay pencerede durup durup güler.

Havva kızlarının en dilberini
Görsün diye aya karşı soyunsan!
Okşasam, öpsem, koklasam bir zaman,
Vücudunun ürperen her yerini.

Teneffüs eder gibi seviştikçe,
Doğacak çocuğum aklıma gelir;
Şiir söylerim saadete dair,
Odama misafir olduğun gece.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Memleket İsterim ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Memleket İsterim ŞİİR SÖZLERİ

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Korkunç Güzel ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Korkunç Güzel ŞİİR SÖZLERİ

Bu el titremesi kadeh tutarken
Bu yaşta nasıl koyuyor insana
Orhan gibi vaktinde gitmek varken
Değer mi oyalanmana

Rakıdan tütünden beter alışık
Olduğumuz korkunç güzel bir şey var
Tutmuş bırakmaz bizi bir sıkımlık
Canımız çıkana kadar

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Kar ve Hatıralar ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Kar ve Hatıralar ŞİİR SÖZLERİ

Kar yağıyor, yine kar, yine kar, yine mahşer gibi kar.
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar,
Bana beyaz buseler, beyaz buseler yollar;
Sanki güller içinde gülen taze kadınlar.

Bir rüya görür gibi gözümde sevinçler var.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar;
Sanırım ki uçuyor gözümde hatıralar.
Beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar...

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Hepimize Dair ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Hepimize Dair ŞİİR SÖZLERİ

Yalnız kendi başın mı dertli sanırsın,
Gölgesi yeryüzünde avare insan?
Taş da istemezdi yosun tuttuğunu;
Solmakta her çiçek kokusu uçunca.
Tasadır ağaca rüzgârda yaprağı;
Her kuş yanar az çok ölen yavrusuna;
Sivrisinek de halinden memnun değil;
Vızıltısı şikâyet makamındadır.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Gün Eksilmesin Penceremden ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Gün Eksilmesin Penceremden ŞİİR SÖZLERİ

Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Düşten Güzel ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Düşten Güzel ŞİİR SÖZLERİ

İlktir baharın gömlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanıbaşımda


Aşkından tâlihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda

Cahit Sıtkı TARANCI

3 Ekim 2015 Cumartesi

Cahit Sıtkı TARANCI Değişik ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Değişik ŞİİR SÖZLERİ

Sen her gün başka bir güzel olsan
Ben her gün başka bir âşık
Her göz göze gelişimizde
Yıldırımla vurulmuş gibi olsak
Yepyeni bir aşk olsa aramızdaki
Her seferinde
Ne harika olurdu yaşamak
Hele evlilik
Sen her gün başka bir güzel olsan

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Desem ki ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Desem ki ŞİİR SÖZLERİ

Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.

Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem  ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Çocukluk ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Çocukluk ŞİİR SÖZLERİ

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Bugün Cuma ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Bugün Cuma ŞİİR SÖZLERİ

Bugün cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu,
Uzun olaydı o günler!
Yere düşen ekmek parçasını
Öpüp başıma götürdüğüm günler!
O zaman inandığım gibi,
Sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
Orada da cumaysa bugün,
Başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
Namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekkei Mükerremeden getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkar olduğumu hatırlayarak.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Biz Nerdeyiz Sevgilim? ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Biz Nerdeyiz Sevgilim? ŞİİR SÖZLERİ

Gecesi benden, mehtabı senden
Bir bahçesi var ki aşkımızın,
Mevsimlerdir dolaşırız, bitmez.

Kim demiş ki zamanla gül solar?
Bülbül hiç yorulur mu türküden?
Dilbersin işte, delikanlıyım.

Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel!
Herhalde yeryüzünde değiliz;
Sahiden biz nerdeyiz sevgilim?

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Bir Ölünün Ağzından ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Bir Ölünün Ağzından ŞİİR SÖZLERİ

Kabrime çiçek getirenlere gülerim;
Gafil kişilermiş şu insanlar vesselâm;
Bilmezler ki, bu kabirle yoktur alâkam;
Ben o çiçeklerdeyim, ben o çiçeklerim.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Bir Şey ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Bir Şey ŞİİR SÖZLERİ

I.
Bir şey ki hava gibi ekmek gibi su gibi
Lâzım insana lâzım onsuz yaşanılmıyor
Ana baba gibi dost gibi yavuklu gibi
Kalp titremeden göz yaşarmadan anılmıyor

Bir şey ki gözünüzde memleket kadar aziz
Aşk ettiğimiz kendimize dert ettiğimiz
Adını çocuklarımıza bellettiğimiz
Bir şey ki hasretine dayanılmıyor


II.
Bir şey daha var yürek acısı
Utandırır insanı düşündürür
Öylesine başka bir kalp ağrısı
Alır beni ta Bursa'ya götürür

Yeşil Bursa'da konuk bir garip kuş
Otur denmiş oracıkta oturmuş
Ta yüreğinden bir türkü tutturmuş
Ne güzel şey dünyada hür olmak hür

Benerci Jokond Varan Üç Bedrettin
Hey kahpe felek ne oyunlar ettin
En yavuz evlâdı bu memleketin
Nâzım ağabey hapislerde çürür

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Aşk İle ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Aşk İle ŞİİR SÖZLERİ

Baktım ki gökyüzü baştan başa bulut
Unut diyor o güzel günleri unut
Baktım ki deniz her dalgasıyla düşman
Kuşlar av peşinde balıklar pusuda
Çok gerilerde kalmış çıktığım liman
Yok görünürde sığınacak bir ada

Baktım ki musibet gün gelip çatmış
Yolcusunda tayfasında şafak atmış
Ne yelken kâr eder ne kürek ne istim
Dayandım aşk ile yürüttüm gemiyi
Aşk ile koskoca dağları düz ettim
Avladım sonunda o civân kekliği

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Akrostiş ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Akrostiş ŞİİR SÖZLERİ

Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar.
Elden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var.
Dünyada aşkımız ölüm gibi mukadder.
İnan ki bir daha geri gelmez bu günler.
Âlemde bir andır bize dost esen rüzgâr.


                                              1962

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Affet Bizi Lamba ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Affet Bizi Lamba ŞİİR SÖZLERİ

Öyle sarmaş dolaş olduk,
O kadar geçtik ki kendimizden
Lambayı söndürmeyi unutmuşuz,
Perdeleri çekmeyi de.
Meğersem sabah olmuş;
Gün pencereden bizi gözetler.
Cânım geceye veda etmek lazım;
Günün gösterdiği yoldan gitmek lazım,
Affet bizi lamba,
Seni buralara kadar sürükledikse,
Geceki sarhoşluğumuza bağışla.
Vakit varken dönsen memleketine;
Tutsak biz de her günkü yolumuzu.
Haydi uğurlar olsun;
Gecemiz sana emanet.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit Sıtkı TARANCI Abbas ŞİİR SÖZLERİ

Cahit Sıtkı TARANCI Abbas ŞİİR SÖZLERİ

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

Cahit Sıtkı TARANCI

Cahit KÜLEBİ Zerdali Ağacı ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Zerdali Ağacı ŞİİR SÖZLERİ

I

Havalar güzel gidiyor
Sen de çiçek açtın erkenden
Küçük zerdali ağacım,
Aklın ermeden.

Bak kurt gibi kalın yapılı
Görmüş geçirmiş ağaçlara
Küçük zerdali ağacım,
Pişman olursun sonra.

Şimdi okşar da hafif hafif
Bir gün yerden yere çalar rüzgâr
Küçük zerdali ağacım,
Bakma güzel gitsin havalar.

Sallansın dalların çocuklar gibi
Bakma güneş ısıtsın varsın
Küçük zerdali ağacım,
Sonra donarsın.

Zemheride  bahar mı olur
Akşamları seyret anlarsın
Sakın erkenden çiçek açma
Küçük zerdali ağacım.

Cahit KÜLEBİ

2 Ekim 2015 Cuma

Cahit KÜLEBİ Yirminci Yüzyılın İlk Yarısı ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Yirminci Yüzyılın İlk Yarısı ŞİİR SÖZLERİ

Yirminci yüzyılın ilk yarısı
Ölüm çağı oldu
Zulüm çağı oldu
Yalan çağı oldu.

Yirminci yüzyıl insanları
Asıp kestiler
Kesip biçtiler
Tepeler gibi ölü yığıp
Deryalar gibi kan içtiler.
Çocukları ağlattılar
Kadınların ırzına geçtiler.
Yirminci yüzyıl, insanların
Ağlamasın da kimler ağlasın!

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Yeşeren Otlar ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Yeşeren Otlar ŞİİR SÖZLERİ

Bir melek su taşıdı,
Biri serinlik taşıdı uzaktan
Biri yeşillik getirdi.
Yıldırım gibi, ama sessiz
Çimenler sökün etti kara topraktan.

Sonra sen geldin dünya güzelim!
Yürüdün salına salına,
Bastığın yerde güller açtı,
Sarıldı ayaklarına.

Aşk da yeşeren otlara benzer
Günü saati bilinmez.
Bakarım bir gün hepsi solmuş
Dünya güzelim gider gitmez.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Uçak Yolculuğu ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Uçak Yolculuğu ŞİİR SÖZLERİ

Bir uçağım olmalı benim,
Binip üstüne, binip üstüne,
Şu dünyayı gezmeliyim,
Gidip Akdeniz kıyılarına.

Merhaba demeliyim,
Sıcak sıcak denizlerde,
Çimen gemici çocuklara.
Bir uçağım olmalı benim.

Binip üstüne, binip üstüne,
Daha uzaklara gitmeliyim,
Ta Fransa'ya, Berlin'e
Selam demeliyim dört iklimden.

Özgürlük için dövüşmeye gelenler
Ölümlü günler bitti mi?
Ölen tüfekler sustu mu?
Kazanlarda sıcak aşlar pişti mi?

Bir uçağım olmalı benim,
Binip üstüne, binip üstüne,
Diyar diyar gitmeliyim...

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Sıvas Yollarında ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Sıvas Yollarında ŞİİR SÖZLERİ

Sıvas yollarında geceleri
Katar katar kağnılar gider
Tekerleri meşeden.
Ağız dil vermeyen köylüler
Odun mu, tuz mu, hasta mı götürürler?
Ağır ağır kağnılar gider
Sıvas yollarında geceleri.

Ne, yıldızlar kaynaşır gökyüzünde,
Ne, sevdayla dolar taşar gönüller,
Bir rüzgâr eser ki bıçak gibi
El ayak şişer.
Sıvas yollarında geceleri
Ağır ağır kağnılar gider.

Kamyonlar gelir geçer, kamyonlar gider
Toz duman içinde,
Şavkı vurur yollara,
Arabalar dağılır şoförler söver,
Sıvas yollarında geceleri
Katar katar kağnılar gider.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Sevda Bahçesi ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Sevda Bahçesi ŞİİR SÖZLERİ

Bir gül mahzun durur bahçede
Yaprakları yorgun.
Sen pembe güllerin en pembesi!
Hasta solgun.

Bir gül taze durur bahçede
Yaprakları diri.
Sen beyaz güllerin en beyazı
Sabahlar kadar iri.

Bir gül baygın durur bahçede
Yaprakları serin.
Sen sarı güllerin en sarısı
Yağmur gibisin.

Pembe gül hülyandır açılmış,
Beyaz gül yanakların,
Sarı gül dağınık saçlarındır,
Ve mahzun kalbim ateş gibi
Yanan dudaklarındır.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Sabret ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Sabret ŞİİR SÖZLERİ

Sen petekte bir gömeç bal gibisin!
Renksin yazdan kıştan, tazeliksin bahardan.
Yapraklarda dolaşan serin bir rüzgarsın ki
Her gün eser durursun hafızamdan.

Ellerin var beyaz güller gibi küçücük,
Mutlak kalbin tomurcuklardan pembe!
Sanki yeşil yaylalardır gözlerin
Alnımda ter ve kuvvetsin işimde.

Ben kanadı kırık bir kuş değilim
Döner birgün gurbet ellerde kalan
Sabret neşem, sabret şarkım, sabret sevdiğim,
Sabret kalbi tomurcuklardan pembe olan.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Rüzgar ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Rüzgar ŞİİR SÖZLERİ

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim.
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.

Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir.
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.

Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.

Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallamıştır
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.

Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler...
Toz toprak gözlerine gitmiştir.

Kentlere de uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür.
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.

Şimdi bir rüzgâr geçti buradan
Koştum ama yetişemedim.
Soraydım söylerdi herhalde
Soramadım.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Özlem ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Özlem ŞİİR SÖZLERİ

Şimdi tarlalarda güneş vardır,
Karlar donmuştur otların uçlarında,
Artık akşamları dinlenemem
Başım avuçlarında.

İçi korku dolu kış gecesi
Hiç yatağın yok mu sıcak!
Dağları dolduran kır çiçeği
Hangi rüzgârlar seni koklayacak!

Saçlarımı kesip rüzgâra atacağım!
Ta ki haber götürsün bir gün sana!
İçimde bir şeytan var, diyor ki:
Aklına ne gelirse yapsana.

Ben bu şiiri yazdım atlı talimde
Bulunduğum şehir Istanbul'du,
Ağır ağır kar yağıyordu,
Atımın yelesi bulut renginde.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ İstanbul ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ İstanbul ŞİİR SÖZLERİ

Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar'da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.

Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.

Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Anladım bu şehir başkadır
Herkes beni aldattı gitti,
Yine kamyonlar kavun taşır
Fakat içimde şarkı bitti.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Hikâye ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Hikâye ŞİİR SÖZLERİ

Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu,
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu,
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkıyalar basardı.
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!

Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgârları eserdi,
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!

Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
Benim doğduğum köyler de güzeldi,
Sen de anlat doğduğun yerleri,
Anlat biraz!

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Harp İçinde ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Harp İçinde ŞİİR SÖZLERİ

Babalar evlerine mahçup döndü her akşam
Harp içinde.  
Anaların sütü kesildi,
Çocuklar ağladı,
Erkekler askere gitti.
Kadınlar bir deri bir kemik.
Harp içinde kızlar sarardı.

Savaşanlardansa
Ancak bir hatıra kaldı.

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Cebeci Köprüsü ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Cebeci Köprüsü ŞİİR SÖZLERİ

Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor.
Hamallar, körler, topallar
Oturmuş nasibini bekliyor.

Cebeci köprüsü yüksek,
Altından tren geçiyor.
Ya benim aklımdan geçenler?
Kimse bilmiyor.

Şu dünya güzelim dünya
Tıkır tıkır işliyor,
İnsanlar insanlar insanlar
Neden böyle çekişir durur?
Aklım ermiyor.

Cebeci köprüsünün korkulukları
Kara boyalı.
Daha böyle köprülerden geçersin çok
Cahit Külebi!

Cahit KÜLEBİ

Cahit KÜLEBİ Bilinmeyen ŞİİR SÖZLERİ

Cahit KÜLEBİ Bilinmeyen ŞİİR SÖZLERİ

O ki bardağa dökülen şaraptır
(Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır).

O ki sabah erken bir bahçedir
(Çayır kokusudur, serinliktir, muttur).

O ki esen yeldir kar erirken
(Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır).

O ki içilen sudur kana kana
(Özlemdir, doymayıştır, kardeştir).

O ki bir yüce ırmaktır akar
(Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir).

O ki maviliği belirsiz denizdir
(Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür).

O ki bir ince kızdır ak tenli
(Yaşamdır, umuttur, gözyaşıdır).

Cahit KÜLEBİ

Cahit IRGAT Sokak ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Sokak ŞİİR SÖZLERİ

İnsanlar geçiyor sokaklardan
Kendi ölüleri omuzlarında
Bir hayat nefes nefese, orman orman
İnsanlar geçiyor sokaklardan
Sevgiler taşmış, merhametler taş
Buram buram tütüyoruz taştan topraktan.

Cahit IRGAT

Cahit IRGAT Rüzgarlarım Konuşuyor ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Rüzgarlarım Konuşuyor ŞİİR SÖZLERİ

VII

Ben bir harp esiriydim
Bulutları seviyordum, hürriyeti seviyordum
İnsanları seviyordum, yaşamayı seviyordum
Bulutları gözlerimden boşalttılar bir gece.

Yalan söylemeyen bir dünyada.
Ben de yalan söyleyemem.
Ve ben şeffaf, tertemiz
Pırıl pırıl bağırıyorum:
Yetişir oltaya yem
Dile küfür olduğumuz,
Yetişir bozuk para gibi savrulduğumuz.

Gözlerim var, görüyorum:
Yarı çıplak, çırılçıplak
Ölülerle dolu toprak
Ölüler sarmaş dolaş
Ölüler sivil, asker, ihtiyar
Ölüler buram buram
Nefret kokuyor

Ve dilim var, söylüyorum:
Benim de altçenemi
Gözlerimi alacaklar belki de
Yaşamak ve hürriyet istedim diye
Ve belki de bir sabah
Gün doğmadan az önce
Heykelim dikilecek
Bir darağacına.

Cahit IRGAT

Cahit IRGAT Memnunum Diyemem ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Memnunum Diyemem ŞİİR SÖZLERİ

Memnunum diyemem yaşadığıma,
Bana bir şey söylemiyor
Bu deniz parçası, bu taka.

Gün bitti, yollara düştü kahır
Ötme vapur, gelemem
Dört duvara sarılmışım.

Sarmadı gitti beni
Bu yandan çarklı dünya;
İki yakam bir araya gelmiyor
Ivırı zıvırı caba.

Parmak parmak çürüdü
Bir karış ömrüm,
Yalan şeyleri özlemişim, nâfile
Nâfile şiir yazmış, kahırla yıkanmışım,
Gülmüşüm söylemişim, boşvermişim her şeye,
Senin için yaşamışım insanoğlu, nâfile!

Cahit IRGAT

30 Eylül 2015 Çarşamba

Cahit IRGAT İnsan Gibi ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT İnsan Gibi ŞİİR SÖZLERİ

Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Ağır uykulardan uyanacaklar
Zor kapıları açacaklar
Yere sağlam basacaklar.

Sevgiden sırılsıklam
Yangınlanacak aşklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
İnsanlar insan gibi yaşayacaklar.

En dar en karanlık sokaklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Bayramlaşıp ışıyacaklar
Hürriyet giyecek aydınlık ayaklar.

Cahit IRGAT

Cahit IRGAT Ara Sokak ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Ara Sokak ŞİİR SÖZLERİ

Gözlerim kan denizi,
Geleceğe sıçrıyor geçmişteki sızı.

Bir lokma bir hırka olmasa da olur,
İnsanoğlu ancak acılarla yoğrulur.
Dost, düşman yanyanalaştı;
Tırafiği zor bir çamur kavşaktayız:
Yaşamak geç, ölüm dur!

Cahit IRGAT

Cahit IRGAT Ağaç ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Ağaç ŞİİR SÖZLERİ

Ağacım, dört kol çengi kıyamet
Her dalımda bir memleket
Uzar kollarım uzar
Taşımda toprağımda bereket
Köklerimden başlar hürriyet
Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu
Rüzgâr, rüzgâr.

Taşımda toprağımda kıyamet
Köklerimden başlar hürriyet.

Cahit IRGAT

Cahit IRGAT Adam Olana Çok Bile ŞİİR SÖZLERİ

Cahit IRGAT Adam Olana Çok Bile ŞİİR SÖZLERİ

Ekmeğimi gözyaşıma bandım da yedim.

Cahit IRGAT

C. Hakkı ZARİÇ Zona ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Zona ŞİİR SÖZLERİ

Unutulmuş doğum günlerinden bilinmezliğine ölümün
Bir yanardağ patlamasıdır içerde zona

ZONA


Uysal bir ormanın uğultusunda kaybedilmiş
patikayı kim arar
Herhangi bir mevsimin sonuna doğru
kim özler ilk şiirlerini
Baş dönmesi, karmaşa bir de kör olma isteği
Zona; sırtımda taşıdığım bıçak izleri sıkıntımın

Karşı kıyıdan gelen ışık seslerinin içindeki gizin tılsımı
Uzaktan görülene olan kemirgen merak,
nereye dökülür ırmaklar
Kim koydu bu ömrü müziksiz bu kentin kupkuru yerine
Zona; göğsümün duvarına asılı yaraları sıkıntımın

Yine deniz çekilmesi boğazımda, çaresizliğimin armağanı
Rıhtımlar, yokolmak için gitmenin sağanaklı duldaları
Avlulardan yükselen kuşların ürküttüğü yaprakları serinliğin
Zona; ürpertili uçuk izleri sıkıntımın

Şehvetli bir kadının tanrısı ve imzasız mektupları
Sokaktan gelen ayak sesleri ve kokuları ıslak çiçeklerin
Bakmayan, dokunmayan, sevişmeyen yalnızlığım benim
Zona; okşayamadığım yara izleri sıkıntımın

Bağırmaktan başka dil bilmeyen tiranlar
Reklamlardan aşırılmış çok sevimli gülüşler
Yapaylık, adına ben'ini sormayanlar
Zona; sustukça çoğalan kabuksuz yaraları sıkıntımın

Günün ilk dakikalarında dikilen bir fidan gibi
Bir Ege türküsüyle yan yana olmak gibi
Bir intihar girişiminden sonraki ilk duyuş gibi
Bir çift dudağın dokunuşuyla iyileşir kimi yaralar

Hatta zona !..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Yalanlayış ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Yalanlayış ŞİİR SÖZLERİ

Bir çocuk kalkabilir ancak duvarları yıkmaya
Güvenerek küçücük ceplerindeki kocaman çakıl taşlarına

YALANLAYIŞ

"Nasılsın" "-İyiyim!" kadar yalandım
Anahtar deliklerinde susanlar her neyse onlarla oyalandım
Geniş zamanın daralmayışı artarak sızladı içimde
Bıçakladığım perdelerin yarasından sızan bulutlara yaslandım

Yalnızlık arayışı kadar yalandım

Bu yüzden yıkılmış kadınları sevdim ben
Sevinçleri çalınmış ürkek, lirik kadınları
Çoktan büyümüş ceplerimde küçük çakıl taşları!..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ . . . Ve Sis ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ . . . Ve Sis ŞİİR SÖZLERİ

Ellerine bulaşan kiri
Çamurlu suyla yıkayıp
Geçmiş zaman yenilerini cilalamaya kalkarsa
Ayrıntılarına kadar eskiyiverir aşk

. . . VE SİS

Gölgesinde çınarları dinlendirdiğim kadının
Gülüşü rütbeli ve tenekedenmiş meğer
Evvel gökkuşağı ve masum sanırdım
                     Neden


Unutkanlık ile hiçlikteki çalım
Alaysayan yoksamanın sesindeki tehdit ile
           koyu nefret
Gözlerime saplanan buz saplı bıçak mıydı


Ey esrikliğimi üşüten naftalinli dokunuşlar
Kötürüm kalıp yargılar
Ve imgelerimi yoksamak için örülen nevrotik duvar
Senin hesapsız tutkunun ben miydim
Aşka dair huzurlu şiirler yazan
Çulsuz ve sikloid şairin miydim


Tıpkıbasım morluklar tenimde usturalarını bilerken
- Ağzı sıkı gecenin ardındaki
Gizi saklayan bordo tül söylesin -
Bir serçenin ağzını öperek
Kısrak sözcüklerin başharflerinde
Sabahlara kadar susan ben miydim

Yeşilden ötesini yoksayan
Ömrüne tek sesli sis çeken miydim


Ölümün menzilinde dinlediğim buhur kokulu gün
Uçuruma savurduğum ceylan sekişli tedirginliğim
. . . AŞK!                     diyen
YANILAN                      . . . VE
Şakağıma dayalı soruların tetiğini epriten
İşaret parmağımdaki kırmızı ünlemdim


Meğer gelincik tarlasını darmadağın eden
Fırtına sonrasıymış sevdiğim
Simsiyah saçteli inceliğinde kördüğümler çözen
Kendini aramayanların kavuşacağı yer SİS'tir
Diye yazan benim ama


Yoksa yine buzun üstünde miyim?..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Sis Ve Tuz ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Sis Ve Tuz ŞİİR SÖZLERİ

Ciğerlerime dolan duman ey o ölümün yoğun anı
Kar sularının eriyen sesiyim, beni yokluğumdan tanı

SİS VE TUZ

O'na, sıfırda kalana veda şiiri...

Uyku tutmuyor kaçışı olmayan tanıdık sabahı
Açık kapılardan hâki ayak sesleri sızıyor
Tabana çöküyor tavan, sis kaplıyor her yanı
Hayata Dönüş Operasyonu’nun gri kurşunlarıyla
Hasar tespit tutanakları yazıyorum ömrüme
Kan soluyorum, öğürüyor, kusuyor ve soluyorum

Soluyor penceredeki begonyanın yaprakları
Zayıfladıkça gözleri büyüyen ölüm oruççuları
Küfre yaslanıp ayakta durduğum anlar soluyor
Suratımda kahkahaları patlayan kırık aynalar
Ve horozu kalkık tabancaların maskeli tehdidi
Parçalanmış bir kafatası düşürüyor kucağıma

Her kıpırtıda serçeler havalanıyor içimden göğe
Soğuktan titriyorum, parmaklarım uyuşuyor
Gözleri bağlı kuzeyin, oldukça yavan ve yalancı batı
Buz tutuyor gülüşüm ağzımda, buz tutuyor, buz
Anları düşünüp anlamlar aramaya çabalıyorum

Dolanıyor sığıntı halinde, derinliğini arıyor gün
Her şey bir ayrılık armağanıyla adlandırılıyor
Bir kadının salı sabahındaki vazgeçilmez güzelliği
Hayli baş ağrısı, elleri havadaki yenilgi
Kalın bir çift çorap, öksürük nöbeti, boğulma anı
Tuz sonra, sağanak halinde tuz, tuz !..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Sıfırın Tekrarı ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Sıfırın Tekrarı ŞİİR SÖZLERİ

Rüzgârın deştiği küldeki köz
Hangi seyrin unutulmuş kanun taksimisin
Tut elimden, dilimi ağzındaki kâğıdın üstünde çöz

SIFIRIN TEKRARI
Raylara atılmış bir frezya görmüştüm rüyamda
Üstüme sinmiş gar kokusundan tanıdılar yalnızlığımı
Maviye boyalı karakol kapılarında geceye yakalandım
Döndüm işte kaçak yaşadığım o şaşkınlıktayım
Adımı düşüremedim arama tutanaklarının kuşatmasından

Suların şarkılarda gezindiği dinginlik
Sandalın denizde dalgalanışı, kendini tekrarı dalganın
Bir kadeh rakı, sabahı yok bir beyaz yağma
Yokluğunda her yer herhangi bir yer
Ha perdesiz pencereler ha sorgu odaları

Yokum işte yokum anlamıyor musun
Ölümü bekleyen yaşlı adamların duyuşundaki beyhudelik
Okula giden çocukların adımlarındaki mahmurluk gibi
Yokluğunda her kadın herhangi bir kadın
Tekrar ediyor içimde sıfır kendisini, gel artık

Gülüşü olmayan aynaların zalimliğinden
Beladan, boş vermekten, aranmaktan
Geçmişimden, kimliğimden, sıfatlarımdan
Otel adları ezberlemekten bir de yoruldum
Müşkül, kördüğüm ve sitem doluyum ayak seslerine

Tut elimden, dilimi ağzındaki kâğıdın üstünde çöz
Tekrar  ediyor içimde sıfır kendisini, gel artık!

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Keşke Hiç . . . ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Keşke Hiç . . . ŞİİR SÖZLERİ

En son kasımpatılar vardı yüzünde
Bir de anlamını yansıtan sorular: Gözlerin


KEŞKE HİÇ . . .

Ayazdım, azdım... Azıksızdım
İçimde sırasına koşan şiirler vardı
Zamansız çalmasaydın kapımı
Esmer gülüşünle mıh çakmasaydın günlerime
                gelmeseydin


Zift ile karıyordu kendini gece
Gitmek uçurum, dönmek aramamanın yalvarısı
Vazgeçmek senden, pişman olmak
Yarını göremeyenlerin kör tanrısıyla zar atmaktı
               gelmeseydin


Sarışın rüzgârlarda soluk benizli şiir eskizleri
Çorak zamanlarda kendisi için kanayamayan aşklar vardı
Yanılsamaların sonbahar yüzünden geçiyordum
Hilebazdı siyah dokunuşlar, cinayet kokuyordu
               gelmeseydin


Tenimdeki kilim deseni yaralara
Kıymık gibi saplanan yağmur damlaları
Pembe kokusuna dikenini saplayan gül
Elgin sözcüklerden payıma düşen kül
Bakır şimşekleriyle kahkaha atan
Gökyüzüydü tek paylaştığımız
              gelmeseydin


Mezatta hırpani bir sözcüktü vefa
Yokluğunun tadı kusursuz ve gölgesiz gri
Unutmak çağımızın en masum duldasıydı
İntiharı ve hiçliği anımsatıyordu unutulmak
              gelmeseydin


Yine de yeniden gelmeseydin
Hafif tebessüm iç kanamalı yüzümle
Serçeler gibi sabahı bekletmeseydin bana
Ayazdım, azıksızdım... azdım
             gelmeseydin


Gözlerimdeki forsaya toprak tadında mavi bakmasaydın


                                                 Keşke hiç!..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Islak Kül ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Islak Kül ŞİİR SÖZLERİ

Bu kadar gökle yetinmemeli
Beyaz rüzgârlar aramalı
Ya da
Çamur selinde sürüklenmeli....

Islak kül biriktiriyorum sıfıra doğru giderken
Alkış, o beyaz gürültü ellerin arasından çıkan
Yaldızlı çerçevelerin içindeki yasaklar listesi
Biter törenler bir gün aşırı can sıkıntısı kalır
Yenmek ve yenilmek için yeni bahaneler aranır

Kendisini sorun çözmeğe adamış adamların adımları yorulur
Yaşlı mevsimler gelir, heves güzün alnında sarışın bir yaprak olur
Gölün huzurunu kaçırır sektirilen taşın sıralanan dalgaları
Moda sözcükler, kof ahlak ve ürkek bakışlı kadınlar unutulur

Islak kül biriktiriyorsun sıfıra doğru giderken
Biliyorum unutulur eldivenli uşakların zorunlu uysallığı
Intihar sevicilerinin yeşil renkli kalemle yazdığı adları
Cebimde taşıdığım kibrit, o yangın çıkarma tutkum
Bir klavsenin çığlığıyla irkilişi yalnızlığın elbet unutulur

Su sıvası dökülmüş duvarların nemli burukluşuyla
Gri saksılarda domates yetiştirip siyah saçlarını uzatan
Mahpusların hücrelerine konuk oluyorum unutmadığım mektuplarla
Kalemlerimin tümünü apansız sebil ediyorum gardiyanlara hınzırca

Islak kül biriktiriyorum sıfıra doğru giderken
Saten dokunuşların sızısıyla uyanıyorum
Her gece biraz daha acımasızlaşıyor karanlık
Cinayet girişimi gibi sabahın küfürlü yüzü
Burdan öteye yol yok diyorlar, bağırıyorum

Dargınlığı uzun süren babaların suskunluğu kadar büyük
Uykusuz gecelerde üşümek ve düşünmek kadar kaçınılmaz
Kış kadar giyinik, karakol kadar çıplak
Zaman kadar soyut, zaman kadar gerçek

Biraz daha gök, daha gök, gök! ..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ İkimiz Birlikte ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ İkimiz Birlikte ŞİİR SÖZLERİ

Küs dolu akşamların
minnetinde saklı olan nedir
Ki savruldukça yel,
yıllar gözlerime dolar

İKİMİZ BİRLİKTE
Kapıları öfkeyle iten çocukların ellerine bakıyorum
Su içen uzun boyunlu kadınların göğündeki bulutlara
Uçurumları derinleştiren yağmur damlalarına bir de
Yıkıntı veren güleçliğine geç gelen sevinçlerin
Takvimlerle aramdaki uzlaşmazlığı anlamıyor kimse

İkimiz birlikte baksak aynaya daha iyi olacak her şey
Aşkın kıyıcılığı bir sandalla açılacak bitimsiz deniz yolculuğuna
Sesinin ezgileriyle bir şarkının yorgunluğunda dinlenip
Güz’ün renklerinde yer bulacağım mekânsızlığıma
Günler uzayacak, canımı yakmayacak sarışın akşamlar

Yayvan m ağızlı kadınların çürük dudaklarıyla gülüşleri
Solmuş gülleri ışıtmayan deniz fenerinin fanusundaki buğu
Her gün 20 Mg Fluoksetin dinginliğiyle unutuyorum
Aşınmış sözcükler kalıyor aklımda yalnızca

İkimiz birlikte dinlesek aynayı daha iyi olacak her şey
Kilitleriyle boğazıma sarılan zamanın hükmü yok olacak
Soluğumun kokusunu duyumsayacağım sönmüş ciğerlerimde
Seni sormayacak bana hiç kimse, uzun bacaklı kadınlar bile
Mekânsızlığıma yer bulacağım baharın renklerinde

Bitimsiz heyecanla tutunduğum kitaplar ve
Aydığım bu sürükleniş eskitiyor neyim varsa
Belirsiz döngüsünün içinde beni sallayan deprem
Ne zaman bitecek, ne zaman yıkılacağım belli değil
Takvimlerle aramdaki uzlaşmazlığı anlamıyor kimse

Öldürülen mahpusların bedeni gibi paramparçayım
Uykularımdaki ağırlık her gece biraz daha çöküyor üstüme
Yaz mevsimini mutlu anlarımdan sildikçe cellatlarım
Aşkına abanıyorum, aşkına abanıyorum, aşkına abanıyorum
İkimiz birlikte sevsek aynaları daha iyi olacak her şey !..

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Gözlerinde Rehin Kalsın Gözlerim ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Gözlerinde Rehin Kalsın Gözlerim ŞİİR SÖZLERİ

Sancının toprağında filizlenen
Bir tohum da sayabilirsin bu dizeleri
Sarışın bir son yaz yaprağı da


GÖZLERİNDE REHİN KALSIN GÖZLERİM

Bu haklı isyan sürdükçe
Ölenlere ağlamak usandırmaz insanı
Ama her gün aynı tonda
Gül-eme-mek bıktırır

Kalırsan
Muhasebecinin oğlundan çaldığım uçurtmayı
Uçuramadığım gökyüzünün masum rengini
Anlatırım sana

Gidersen
Şulesi mengeneye alınmış
Çoğul düşler diyarında
Kırık dal aryaları kucaklar seni

Şaşırırsın
Müphem bir karanlık cöker içine
Hiçbir (kapalı) mekanın yüzölçümü
Yeterince geniş değildir
(hayvanlar için bile)

Kalırsan ayakkabısının bağcıklarını
Sokakta bağlayarak eyleme koşan gencin
Hapishanede yazdığı şiirleri okurum sana

Gidersen
Yanağındaki elma şekeri sevinçlerin
Talan edilir haramilerce
Tavan arasındaki ilk patiğini bile
Anımsamaya firsatın olmaz

Yalnızlığın sana abanır
Sen halvet mekanlara abanırsın

C. Hakkı ZARİÇ

C. Hakkı ZARİÇ Belleğim Ve Sıfır ŞİİR SÖZLERİ

C. Hakkı ZARİÇ Belleğim Ve Sıfır ŞİİR SÖZLERİ

Ellerinin ellerimdeki kokusunu arsenikle kazıyorum
O karnaval kakafonisi, geçici kahkahalar melodramı bitti
Kendi ağında yaşıyor zavallı çaresizliğini aç zaman

BELLEĞİM VE SIFIR
 

Paslı bir ilkbahar unutmuşum içimdeki sızıda
Uçurumu anımsatıyor çiçek açmış erik ağaçları
Unutmak için yeni çıkmazlar bulmaya çalışıyorum
Çatıdaki yosun, bacalar, kırılmış kiremitler
Sevgilisine ellerimle gönderdiğim kadın, sevgilim
Şeytanla sevişen soysuz yaz
Çocukları saymıyorum şiir okuduğum duyarlıklarını
Sevdiğim ve özlediğim herkes alçakmış biraz

Evcimen, uyumsuz ve mülteciyim doğduğum ülkede
Siyah bir leke gibi yaşıyorum bu kentte

Çıplak ayakla betona basıyorum ey kış
Cinayet planları kuruyorum maskemin altındaki yüzümle
Bıkkın saadetlerin kapatmasıyım, evet
Çiçekleri huzurdan karmaşaya doğru suluyorum
Nereye gitsem kuşkulu yalnızlığımın acımasızlığı
Hayatımla restleştiğimin farkında değil kimse
Bu yüzden bomboş sokaklarda sarhoş ve kalabalık dolaşıyorum
Çocukları saymıyorum kirlenmemiş yalanlarını

Anlamıyorum anlamıyorum anlamıyorum
Neden külliyen mantıkla donanmıştır kimi kadınlar?..

C. Hakkı ZARİÇ

Bülent ÖZCAN Okumak Gerek ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Okumak Gerek ŞİİR SÖZLERİ

Daha çok şey bilmek için,
İleriyi görmek için,
Gerçekleri görmek için
Daha çok okumak gerek.

Daha güçlü devlet için,
Huzur için, servet için,
Daha mutlu millet için
Daha çok okumak gerek.

Tembellikten vazgeçelim,
Okumayı yol seçelim,
Okumak, bilmektir derim,
Daha çok okumak gerek...

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Körebe ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Körebe ŞİİR SÖZLERİ

Gece
Gündüz
Gündüz gece.
Ben körebe...
Çabuk saklan,
Kim yetişse,
O der
Sobe!..

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Karınca ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Karınca ŞİİR SÖZLERİ

Bir buğday tanesine
Dört elle sarılıyor.
Uyuşuk tembellere
Bakıp da darılıyor.

İbret alın çocuklar
Çalışkan karıncadan.
Uyuşuk tembellerden
Var mı hiç adam olan?

Bülent ÖZCAN

29 Eylül 2015 Salı

Bülent ÖZCAN Çocuk Nazlı Bir Çiçek ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Çocuk Nazlı Bir Çiçek ŞİİR SÖZLERİ

Kızınca üzülecek,
Kırılıp incinecek,
Sevilince gülecek,
Çocuk nazlı bir çiçek...

Çocuklar ilgi ister,
Dosdoğru bilgi ister,
Çoçuğu sevgi besler,
Çocuk nazlı bir çiçek...

Onlarındır bal-petek,
Onlarındır gelecek,
Zamanla büyüyecek,
Çocuk nazlı bir çiçek...

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Canım Annem ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Canım Annem ŞİİR SÖZLERİ

Yemeyip de yediren,
Giymeyip de giydiren,
Her an bizi düşünen
Canım annem, gül annem.

Kol açıp, kanat geren,
Ömrünü bize veren,
Biz gülünce sevinen
Canım annem, gül annem.

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Anka Kuşu ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Anka Kuşu ŞİİR SÖZLERİ

Koparır bir fırtına,
Alır seni sırtına.
Seni hiç incitmeden
Taşır masal yurduna.

Çocukları çok sever,
Onlara hep "gülün" der,
Ve gülünce çocuklar,
O da bizimle güler...

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Yalnızlıktan Üşüyor İçimde Kelimeler ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Yalnızlıktan Üşüyor İçimde Kelimeler ŞİİR SÖZLERİ

Kederden kendime köprüler yapıyorum
Kıldan ince kılıçtan keskince köprüler
Her köprüden bir şiir okuyup geçiyorum
Yalnızlıktan üşüyor içimde kelimeler

Yüzünün denizinden atlaslar biçiyorum
Kendimden çok uzağa gitsem de çok kereler
Şiir ki salt coşkuyla yazılmaz biliyorum
Yalnızlıktan üşüyor içimde kelimeler

Çok ölmüş bir şairim yıldızlardan daha çok
Dalında uğuldayan şu rüzgârdan daha çok
Çok ölmüş yoksul ölmüş ama en erken ölmüş
Yalnızlıktan üşüyor içimde kelimeler

Bülent ÖZCAN

Bülent ÖZCAN Sur Ayinleri ŞİİR SÖZLERİ

Bülent ÖZCAN Sur Ayinleri ŞİİR SÖZLERİ

I.

Sözcüklerden yel değirmenleri yapan şair
   yanardağları yüreğinde eriten şair
       her sözü imbikten damıtan şair
          sahaflarda unutulmuş kitapların hüznü
             çivitrengi
                kanar
                  şimdi

II.

S e n  gönül dergâhında çile dolduran derviş
s
  ı
    r
      r
        ı  dökülmüş aynaların sarrafı
d ü ş / ü n
      k i
yolunu şaşıran şahmaran
          sinsi bir sin gibidir zulasında simyanın
       siner sesine suların
    d
   ö
     k ü l
            ü
               r                                                   .
                                                                .
                  h                                         .
                    a                                   n
                  r                                  ı
                    f                            r
                       l                     a
                        e                l
                        r            r
                          i      u
                             s

III.

Misli menendi görülmemiş
o sevdalı gül/üşü/n
şiirine
         d
            ö
               k
                 ü
                    l/e
                       n
                          kül/dür şair
                    dayayıp şakaklarını namlusuna
                                                    z
                                                       a
                                                          m
                                                             a
                                                                n
                                                                    ı
                                                                       n
                                                                          .
                                                                        .
                                                                      .      
   
IV.

G
   ü
  n
      e
    ş
       e
   
          i
           n
               a
              t  kendisi ol/an rüzgâr
en yağız atlarını koynunda  t
                                      a
                                        ş
                                       ı
                                       y
                                          a
                                             n rüzgâr
ışır gergefinde o çetrefil sevdanın

V.

Samanyoluna bağdaş kuran turnalar
   harlı kanatlarıyla
     çobanyıldızlarına yol gösterir
        denizkızları susar

VI.

Ey şair
    yüreği yeryüzü katarı bilge
      ecesiz bir ecelle kuşatılmadan daha
        s
           ö
              z
                 c
                   ü
                      k
                   l
                e
             r
          i    u
             y
                a
                  n
              d
          ı
      r
         .
             .
                 .

Bülent ÖZCAN

Şiir Arşivi